Çarşamba, Aralık 08, 2010
Yıl Sonu Mesajı
Cengiz Eren 08 Aralık, 15:28 Sevgili tenissever'ler,
Bir yılı daha geride bırakıyoruz. Fonda bugün öldürülen John Lennon'un İmagine şarkısı çalıyor. Ağaçlarda azalan yapraklar ve güneşli olsa da insanı hafifçe ısıran bir hava, aöık havada oynanmaya devam eden tenis, Wikileaks'in açıkladığı ve Amerika'lıların kendilerini dünyanın sahibi gibi gördüğü belgeler, Posta Gazetesinde yayınlanan röportajım, Julan Assange'in İngiltere'de tutuklanması ve arkası arkasına değişen gündem, Marsel'in 90. sırada sezonu kapatması, Federer'in Nadal'ı yenerek sezonu kapatması zamanın giderek daha hızlı geçtiğini gösteriyor.
Teniste şu inançtan kurtulmuş olduk. Bu yıllara kadar basın ve medya tenise ilgi göstermiyor diye düşünülüyordu. Bunun yanlış olduğunu anladık. Zira basına sürekli olarak bilgi aktarırsanız, yapılan faaliyetler hakkında basın bu haberleri kullanıyor. Alican Keser'in tenissever'e gönderdiği mesajlardan ve yüklediği dosyalardan bunu görüyoruz. Kendisine bu mesajları gönderdiği için teşekkür ediyoruz. Geçmiş yıllarda bunun yapılmamış olması,tenisin medyadaki görünürlüğünden uzak kalmasını sağladı. Federasyon Başkanımız Ayda Uluç Şadi Toker döneminden bu yana federasyonda yer alıyor. Bu da yaklaşık 15 senelik bir süreç.
Marsel İlhan'in başarıları önemli, İpek Şenoğlu'nun da, Çağla Büyük Akçay'ında. Ancak bu teniscilerimiz profesyonel insanlar. Bu yüzden kendileri için tenis oynamaya başlamaları gerekiyor. Türkiye'yi temsil etmek yerine kendilerini temsil ederlersen Türkiye zaten temsil edilmiş olacak. Kendilerinin sıralamadaki yerleri yükseldikçe, hem turnuva gelirleri ve hem de sponsorluk kazançları artmış olacak. Onların bu işi "iş" olarak görmeye başlamaları gerekiyor. Zira bundan başka başka bir iş yapmaları kolay değil, bu seviyede tenis oynadıktan sonra. Gösteri tenisi oynayan Sampras, geri dönen Kim Klijsters, Henin bunun örnekleri. Hem profesyonel tenis ve sonrasında neler yapmalarına dir planlarının yapılması gerekiyor.
Rusya'da tenisin gelişmesini sağlayan kişinin o dönemin Cumhurbaşkanı olması ilginç. CNN'de izlediğim bir programda görmüştüm. Orada Spartan tenis kulubunden yetişenlerin bu başarıyı göstermeleri iktidar desteğinin olmasından da kaynaklanıyor. Türkiye'de tenis hem iktidara ve hem de iş hayatına yakın olmalı. İktidara yakınlık gerçekleşiyor gibi görünüyor. Yoksa yapılacak organizasyonlarda harcanacak olan bütçelerin bulunması kolay değil. Recep tayyip Erdoğan'ın tenis oynamaya başlaması Türkiye'de tenisin gelişmesini arttırabilir, Tabii Gül'ün de, Bülent Arınç'ında. Milletvekili Arkadaşımız Mehmet Denizolgun bu anlamda tenise federasyonuna yardımcı olabilir.
Mehmet Denizolgun'un bu anlamda tenise katkıları büyük. Istanbul Cup organizasyonunun başlatılmasını sağlayan süreç ile Bayanlar Dünya şampiyonluğunun Istanbul2a alınmasındaki emekleri unutulmamalı. Koza İnşaat ve Mehmet Denizolgun olmasaydı bu gelişme gerçekleşemebilirdi.
Bayanlar Şampiyonasının Istanbul'da yapılacak olması önemli ama bu turnuvayla Istanbul'un tanıtılacak olmasının düşünülmesi bana çok anlamlı gelmiyor. Abu Dahabi'ye turnuva dolayısı ile giden insan sayısı ne kadardır. Yaklasık yüzyıl önce kurulmuş olan bir şehirle, Istanbul'lu kıyaslamak doğru olmuyor. Fatih Terim ikimci defa Galatasary'ın başına geldiğinde Galatasaray'ı dünya takımı yapacağız demişti. O yıllarda Fas'ın bir kasabasında bile Türk'üm dediğimde Galatasaray'dan bahsediliyordu. Dünya takımı dünya takımı yapılmaya çalışılırken, şu anda Galatasaray'ın düştüğü duruma bakmak gerek. Dünya takımı ligde onuncu sırada. Bugün futboldaki şiddetin altında "Yenilmekten korkmuyoruz ama nefret ediyoruz" sloganının olduğunu unutmamak gerek. Yeni kanunlarla önlenmeye çalışılan şiddet Beşiktas Bursaspor maçında gözler önüne bir daha serildi, tıpkı rektörler toplantısı için gösteri yapmaya gelen öğrenciler gösterilen şiddet gibi.
NTVspor'da tenise yer verilmesi önemli idi. Ancak sadece programın bir kısmında yer verilmesi Federasyon başkanı ve başkan yardımcısının katıldığı program için zaman yetersizdi. Orada başarılı teniscilerle birlikte ve tüm programda yer alınması daha güzel olabilirdi.
Federer ise yeniden şampiyor oldu. Avustralya açıkta ağladığı o günden bu güne kadar kendisini ne kadar geliştirdiğini gördük. Özellikle backhanda ve volesini geliştirmiş olması onun gelişmeye açık olmaya devam ettiğini gösteriyor. Nadal ise kendisinin finale çıkacağını tahmin etmediği için üçüncü sette üçüncü oyunundan sonra kırıldı. Sonrasında ise maçı bıraktı. Son puan ise dışarı mı içeri mi düştüğü belli olmayan top ile bitti. teniscilerimizin öğrenmesi gereken şey ise hangi seviyede olunursa olsun, öğrenci değil ama "öğrenici" olmaya devam etmesi gerekiyor. Kısaca olmak değil değişmek ve kendi kararı ile değişmek en önemlisi.
Bruguera'nın Türkiye'de olması da önemli. Düşünmeden tenis oynamak cümlesini tenisseverde yıllardır yazıyordum. Bunu Bruguera'nı söylemesi çok iyi oldu. Farkında olarak antrenman ve farkında olmadan maç yapmak tenisi geliştirecektir. Antrenörlere verilen seminerin hem yeri ve hemde biçimi doğru değildi. Yaklaşık 400 kişiye seminer verilmesi, seminer verilen kişilerin tribünlerde oturtulması bana pek doğru gelmiyor. Antrenörlerden seminer sonrasında isimsiz feedback alınmışsa orada sonuçlar görülecektir net olarak.
Sonuç olarak 2010 yılı tenis için olumlu geçti diyebiliriz. Ancak Marsel, İpek, Çağla, Pemra'dan başka yeni oyuncular üretilmesi gerekiyor. Profesyonel olmayı düşünen atletik özellikleri olan sadece tenis oynamayı düşünecek oyuncuların üretilmesi gerekiyor. Unutulmaması gereken ise bugünki profesyonel tenis bir aile sporu. Profesyonelliik başladıktan sonra federasyonun oyuncuya yapacağı katkılar çok fazla olmayacaktır ve olmamalıdır da. İpek Şenoğlu'nun halkla ilişkileri ve basınla iletiöi kendisi nasıl yapıyorsa öyle yapılmalıdır.
Bu anlamda Federasyonun görevi tenis oynayan genç ve veteran sayısını arttırmak, ve alt yapı hizmetlerinin oluşmasını sağlamaktır. Eğer bayanlar dünya şampiyonasına 3.5 milyon dolar ödenecekse bunun 4-5 katı tenis sahalarına yapılmalıdır. Tenisi anadoluya yagınlaştırmak düşünülürken sadece Ege bölgesi değil, diğer bölgeler de düşünülmeli ve kışı sert geçen bölgelere kapalı kortlar planlanmalıdır. Kapalı kortlar çok sıcak bölgelerde planlanmalı ve antrenman olanakları arttırılmalıdır. Tenis büyük şehirlerden değil daha yavaş bir hayat yaşanan şehirle ve kasabalardan büyüyebilir.
Çok uzun bir mesaj oldu. Umarım buraya kadar okumuşsunuzdur.
Bilgilerinize sunar, istediklerinize düşündüğünüz zamanda ulaşmanızı dilerim.
Sevgilerimle,
Cengiz Eren
http://www.erenlp.com/
Pazartesi, Eylül 06, 2010
Haftabasi Mesajı
Sevgili Tenissever'ler,
Us Open bütün Hızı ile devam ediyor. Erkekler kategorisinde görülen heyecen ne yazık ki kadınlar kategorisinde yaşanmıyor.
Türkiye'de ise FIBA dünya şampiyonası yaşanırken, çok daha heyecanlı ve geleceğimizi etkileyecek olan Evet mi? Hayır mı? Oylamasına doğru gidiyoruz. Türk Toplumu uzun zamandır bu şekilde yönetiliyor. Demirel ve Ecevit, Bayar ve İnönü, Erdoğan ve Baykal seçenekleri arasına sıkışmıştık uzun zamandır. Öğrenciler beş seçenekli sorularla teste tabi tutuluyorlar. Seçenekler azaltıldıkça toplumların yönetilmesi kolaylaşır. Uzun zamandır bu hale gelmiştik aslında. Kıbrıs'taki AB referandumunda Türkler evet dedi, Rumlar ise hayır. Evet diyen Türkler için hiçbirşey değişmemiş oldu ve daha kolay yönetilir hale geldiler. Bu referandumdan kısa bir süre sonra seçim ortamına doğru ilerleyeceğimizi hissediyorum. Erken seçim olma ihtimali fazla.
Tenisi ben turnuvaların dışında olsam izliyorum. TED Open ve Sonrasında Türkiye Veteran Şampiyonası yapıldı. Bu şampiyonalardan tenissever'e hiç haber gönderilmedi. Ne maç programı ve ne de sonuç. Ama benim telefonuma turnuvaya katılmam için en az üç defa mesaj geldi Türkiye Şampiyonası için. Birinci ve ikinci olanların kampa gönderilmediği için Tenissever grubunda yazılar yayınlandı. Bir haksızlık yapıldığı belli. Ancak Antrenörlerin verdiği cevapta sadece Tenistürk grubundan bahsediliyordu. Tenissever bu anlamda gönderilmeyen mesajlardan ve cevaplardan anlayabileceğimiz gibi TTF tarafından aforoz edilmiş olabilir. Tenissever'e mesaj göndermeyin'in sözlü olarak söylenmesi bile bu sonucu yaratabilir. Aslında demokratikleşme dediğimiz süreç her içerikte olmalı. Sadece politik hayatta değil. Tenisin kendi özelliğinden dolayı da tenissever'lerin çok acı duymadıkları zaman tepki göstermeleri de kolay değil. Nedenlerini öğrenmek isteyenler olursa bana yazabilir.
US Open ise sürprizlerle devam ediyor. Çok hızlanan tenisin takip edilmesi de kolay değil. Andy Roddick'ten sonra turnuvanın favorisi olarak gösterilen Andy Murray'in elenmesi sürpriz oldu. İsviçre'nin iki numarası Wavrinka favoriyi ezdi geçti. Tipsareviç yenildi ama gerçekten güzel izler bıraktı kendisini seyredenlerde. Servis voleyi ender uygulayan oyunculardan LLodra ise baş veya boyun ağrılarından dolayı maçı yarım bıraktı. Nadal ve Federer ilerliyor. Nadal'ın kilo vermesi ve Federer'in daha saldırgan oynamaya başlaması önemli iki nokta. Federer oynadığı bu kadar yıldan sonra oyununu değiştirebilir veya değişmesi için çalışıyorsa kendisini tebrik etmek gerekiyor. Bu onu farklılaştıran en önemli nokta. Bakalım finale kadar yürüyebilecek mi?
Marsel ise kendine koyduğu ilk 100'e girme hedefinden dolayı kendisini engellediğinin farkına varması gerekiyor. Böyle bir hedefi olmasaydı, kolaylıkla ilk yüz içine çoktan girmişti. Bilgi aktarımlarında şunu da ifade ediyorum. Hayalleriniz bile sizi engelliyor olabilir.
Güzel bir hafta diliyorum.
Sevgilerimle
Cengiz Eren
Cumartesi, Haziran 19, 2010
Salı, Nisan 13, 2010
NLP ile Zihinsel Detoks Üyesi olabilmek için
| Tepkiler: |
Salı, Eylül 15, 2009
US OPEN
US Open sona erdi. Dün gece oynanan Federer Del Potro maci heyecan dolu idi, cok güzel puanlar vardý. Ýlk seti Hollywood'daki sinema hayatini elestirdigini düsündügüm Soysuzlar Cetesini izledigim icin seyremedim.
Film de her yönetmen veya oyuncu "Chinese Theatre"'i yakmak ister mesaji vardi. David Selznick'le Goebles'i eslestiren filmde, Brad Pitt filmde de kokain kullanmaya devam ediyordu. Ilginc bir Tarantino filmi idi.
Del Potro mac icinde kirdigi servislerden sonra servisini kirdirdigi icin ucuncu seti alamadi. 4 sette mac icin servis atan Federer servisini kirdirip 5-5 olan oyunda kirildi. Yasinin da getirdigi handikapla tie break'le verdigi setten sonra oyundan düstü. Del Potro Federer'e, Nadal'a uc sette aldigi sonucu 4 sette aldi.
Son sete kadar Federer'e giden mac Del Potro'nun güclü vuruslar ile son sette uzaklasti. Federer'in ayaklarinin agirlasmasi vurus hatalarini da getirdi. Federer kirildi mi geriye dönmesi zor oluyor. Soderling'de 4 seti alabilse idi benzer bir durum ortaya cikabilirdi.
Ýki yil önce ilk iki yüzde yer alan Del Potro gecen sen gösterdigi cikisini US Open'de gösterdigi patlama ile percinledi. Erkek tenisinde yeni bir yildiz daha ortaya cikti böylece. Bayanlar tenisinde ise böyle bir gelisme yok.
Del Potro'nun bu cikisini Master Sampiyonasinda devam ettirebilirse siralamadaki yeri daha da yükselebilir. Kazandigi 1.800.000 dolar+ 250.000 dolar US open'a hazirlik turnuvalari kazanci + Lexus Marka bir araba ile bugüne kadar kazandigi paraya yakin para kazandi.
Güzel bir hafta diliyor ve bir Türk teniscisinin Grand Slam'de final oynayacagi günleri bekliyoruz.
Sevgilerimle,
Cengiz Eren
--- End forwarded message ---
Pazartesi, Ağustos 24, 2009
TED OPen 2009 Resimleri 7Siz De Orada mıydınız?
| Tepkiler: |

















































